Tarih: 03.03.2026 14:48

Aksaray’da Okullarda Şiddete Tepki: “Artık Yeter” Çağrısı

Facebook Twitter Linked-in

Eğitim camiasını yasa boğan olayın ardından yapılan açıklamada, okullarda artan şiddete karşı kalıcı önlemler alınması çağrısı öne çıktı.

Çekmeköy'de Okulda Bıçaklı Saldırı: 1 Öğretmen Hayatını Kaybetti

2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy'deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırı sonucu iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Yaralanan öğretmenlerden Fatma Nur ÇELİK, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

Hayatını kaybeden öğretmenin ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı dilenirken, yaralanan öğretmen ve öğrenciye acil şifalar temenni edildi.

"Bu Saldırı Münferit Değil" Mesajı

Eğitim Sen Şube Başkanı Şevket Köksal tarafından yapılan açıklamada, yaşanan olayın münferit bir saldırı olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Okullarda artan şiddet vakalarının uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilerek, yapılan uyarıların dikkate alınmadığı ifade edildi.

Kalıcı ve önleyici politikaların hayata geçirilmemesinin şiddet ortamını derinleştirdiği belirtilirken, bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarındaki yetersizliği açıkça ortaya koyduğu kaydedildi. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmalarının kapsamlı biçimde gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

Milli Eğitim Bakanlığı'na Çağrı

Açıklamada, somut ve kalıcı adımların atılmaması nedeniyle şiddet ortamının büyüdüğü ifade edilerek Milli Eğitim Bakanlığı'nın birinci derecede sorumlu olduğu dile getirildi.

Yetkililere yönelik çağrıda şu talepler sıralandı:
• Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.
• Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
• Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.
• Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.
• Okullarda şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.
• Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak ve hedef gösterilmelerini engelleyecek net bir tutum alınmalıdır.
• Saldırı tüm yönleriyle aydınlatılmalı, ihmali bulunanlar tespit edilerek sorumlular hesap vermelidir.

Şiddetin Toplumsal Boyutuna Dikkat Çekildi

Açıklamada şiddetin yalnızca bireysel bir öfke sorunu olmadığına vurgu yapıldı. Medya, siyaset ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dilin bu iklimi beslediği ifade edildi. Eğitim emekçilerinin hedef gösterilmesi, itibarsızlaştırılması ve sorumluluğun sürekli öğretmenlere yüklenmesinin öğretmenleri daha kırılgan hale getirdiği belirtildi.

Ayrıca derinleşen yoksulluk, gençlerin geleceksizlik duygusu ve sosyal destek mekanizmalarındaki zayıflığın da şiddet riskini artırdığına dikkat çekildi. Ekonomik krizle mücadele eden ailelerin çocuklarının yaşadığı psikolojik baskının göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edildi. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerindeki yetersizliklerin tabloyu ağırlaştırdığı kaydedildi.

"Güvenli Okul Ortamı En Temel Haktır"

Eğitim emekçileri, güvenli bir çalışma ortamı talep ettiklerini belirterek bunun bir ayrıcalık değil en temel hak olduğunu vurguladı. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim sürecinin yürütülemeyeceği ifade edildi.

Okulların şiddete teslim edilmeyeceği belirtilirken, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkının savunulmaya devam edileceği kaydedildi. Hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur ÇELİK'in anısı önünde saygıyla eğilindiği ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —