Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2002 yılından günümüze kadar yürütülen çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığının yeniden ülkeye kazandırıldığını duyurdu. Ersoy, bu başarının tesadüf olmadığını, bilimsel titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası iş birliklerinin ortak sonucu olduğunu vurguladı.
İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenen programda konuşan Bakan Ersoy, aynı gün Heybeliada'daki Aya Yorgi Manastırı'ndan 22 yıl önce çalınan ve Denizli'de ele geçirilen 19. yüzyıldan kalma "Melek Heykeli"nin Fener Rum Patrikhanesi'ne teslim edildiğini açıkladı. Törene İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin ve Patrikhane temsilcileri katıldı.
Bakan Ersoy, bakanlığa bağlı 219 müze ve 147 ören yerinin 2025 yılı itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırladığını belirtti. Bu rakamın, kültürel mirasa duyulan ilginin ve sahiplenmenin her geçen gün arttığının açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Ersoy, Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki varlık sayısının 2025'te Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin eklenmesiyle 22'ye yükseldiğini bildirdi. Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki varlık sayısının ise 79 olduğunu açıkladı.
Bakan Ersoy, Türkiye'nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede artık sadece kendi mirasını koruyan bir ülke değil, aynı zamanda uluslararası alanda aktif, güvenilir ve yön veren bir iş birliği ortağı olduğunu söyledi. INTERPOL ve UNESCO gibi kuruluşlarla güçlü iş birlikleri kurulduğunu belirtti.
2020'de Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün Daire Başkanlığı olarak yeniden yapılandırıldığını hatırlatan Ersoy, uluslararası müzayedelerin takip edildiği, güçlü delil dosyaları hazırlanan ve diplomasi, hukuk ile bilimin birlikte kullanıldığı uzmanlaşmış bir sistemle çalıştıklarını aktardı. Ayrıca, Şanlıurfa merkezli Neolitik Çağ projesinin 36 akademik kurumun katılımıyla yürütüldüğünü ekledi.
Melek heykelinin iadesinin önemine değinen Bakan Ersoy, "Bu teslim, bir eserin yerine dönmesi, kültürel bir hafızanın tamamlanması olduğu kadar hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür" diyerek sözlerini tamamladı.