Bir Milletin Ortak Sesi
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstiklal Marşı'nın Kabulünün 105'inci Yıl Dönümü Töreni'nde yaptığı konuşmada, "Milletimizin özgürlük aşkının, inancının ve direniş ruhunun sembolü olan İstiklal Marşımız, bundan 105 yıl önce bugün Gazi Meclisimizde kabul edilerek milletimizin ortak sesi haline gelmiştir" dedi. Bakan Ersoy, marşın yazılış sürecini hatırlatarak, Anadolu'da Milli Mücadele devam ederken düzenlenen yarışmaya 724 şiir katıldığını, ancak hiçbirinin Türk milletinin varoluş mücadelesini hakkıyla anlatamadığını belirtti.
Dergahtan Doğan Destan
Ersoy, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey'in özel daveti üzerine Mehmet Akif Ersoy'un Taceddin Dergahı'na çekilip, odasından hiç çıkmadan 10 kıtalık İstiklal Marşı'nı yazdığını anlattı. Yarışmanın neticelendiğini ve elemeyi geçen şiirlerin 12 Mart 1921 tarihindeki Meclis oturumunda değerlendirildiğini kaydeden Bakan, marşın Hamdullah Suphi Bey tarafından okunduğunu ve Meclis'in gözyaşları içinde, ayakta alkışlayarak bu marşı kabul ettiğini ifade etti.
Bağımsızlığın Sesi
"Bu marş, milletimizin tarih boyunca hiçbir zaman esareti kabul etmeyeceğini haykıran bir bağımsızlık manifestosudur" diyen Bakan Ersoy, Üstad Mehmet Akif'in, milletin en zorlu günlerinde satırlarıyla bir milletin ruhuna tercüman olduğunu vurguladı. Onun kaleminden dökülen her mısranın Anadolu'nun dört bir yanındaki bağımsızlık mücadelesinin sesi olduğunu belirtti. Bakan, bugün dünyanın ve bölgenin yaşadığı krizler düşünüldüğünde, İstiklal Marşı'nın hala çok önemli bir yol gösterici olduğunu söyledi.
Geleceğe Aktarılacak Miras
En büyük sorumluluğun, İstiklal Marşı'nın taşıdığı ruhu ve anlamı gelecek nesillere aktarmak olduğunu dile getiren Ersoy, "Çünkü İstiklal Marşı yalnızca geçmişimizi anlatmaz; aynı zamanda geleceğimizi de aydınlatır" dedi. Marşın, Türk Milletinin zor zamanlarda birlik içinde ayağa kalkmayı başardığını ve vatan söz konusu olduğunda her türlü fedakarlığı göze aldığını hatırlattığını ifade etti.
Kültür, Bir Milletin Hafızasıdır
Milletlerin gücünün sadece imkanlarla değil; tarih, kültür ve değerleriyle ölçüleceğini belirten Bakan Ersoy, "Bu nedenle kültür, bir milletin hafızasıdır; tarih ise o hafızanın en güçlü tanığıdır" şeklinde konuştu. Geçmişi anlamanın, kökleri bilmenin ve kültüre sahip çıkmanın, geleceğe daha güçlü yürümenin teminatı olduğunu kaydetti. İstiklal Marşı'nın ruhunun da tam olarak bu bilinci temsil ettiğini söyledi.
Korunacak Büyük Miras
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu büyük mirası korumayı, yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı en önemli görevlerden biri olarak gördüklerini ifade eden Bakan, "Bu toprakların her köşesindeki tarihi ve kültürel mirasımız, milletimizin binlerce yıllık medeniyet birikiminin en kıymetli hazinesidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin, köklü tarihi ve zengin mirasıyla geleceğe emin adımlarla yürüyen büyük bir ülke olduğunu vurguladı.
Ebedi Karakterin İfadesi
Sözlerinin sonunda Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, Kurtuluş Mücadelesi'nin tüm kahramanları ile büyük şair Mehmet Akif Ersoy'u rahmet, minnet ve şükranla yad ettiğini belirten Bakan Ersoy, "Onun kaleme aldığı İstiklal Marşı, milletimizin ebedi karakterinin de ifadesidir. Bugün de aynı ruh, aynı inanç ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Milletin bağımsızlık ruhunun ve birlik iradesinin sonsuza kadar yaşayacağını bir kez daha vurguladı.
Programa Bakan Ersoy'un yanı sıra Mehmet Akif Ersoy'un torunu Selma Argon Ersoy, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Bayhan katıldı.