İstiklal Marşı'nın Kurucu Ruhu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. İstiklal Marşı'nın kabulünün 105'nci yıl dönümüne değinen Erdoğan, marşın yazıldığı dönemin zorlu şartlarını hatırlattı. Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı'nın 12 Mart 1921'de TBMM'de gözyaşları eşliğinde kabul edildiğini belirtti. "İstiklal Marşı son devletimizin kurucu belgesi ve yapı taşıdır. Aynı zamanda milletimizin bağımsızlık beyannamesidir" ifadelerini kullandı.
Değerlere Sıkı Sıkıya Sarılma Vurgusu
Erdoğan, "Yayınladıkları rezil bildirilerle milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı bir kez daha okumalarını tavsiye ediyorum" dedi. Milli Mücadele'yi zafere ulaştıran asli değerlerin ezan, Kur'an, şehadet, bayrak ve hürriyet olduğunu vurguladı. "Kim ne derse desin, bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız. Hiçbir dahili ve harici bedhahın bu hasletlere zarar vermesine müsaade etmeyeceğiz" açıklamasında bulundu.
Savaşın Ağır Maliyeti
Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin etrafındaki krizlere değinerek, "En son İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan savaş, hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu" dedi. Saldırının başladığı ilk gün bir ilkokulda 175 kız öğrencinin katledildiğini, İran'da hayatını kaybedenlerin sayısının iki bine ulaştığını aktardı. Petrol fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, bu çatışmaların tüm dünyanın ödeyeceği bir fatura oluşturduğunu söyledi.
Türkiye'nin Arabulucu Rolü
Erdoğan, Türkiye'nin krizlerin çözümü için risk alan, sorumluluk alan bir devlet olduğunu belirtti. Gerilimin çatışmaya dönüşmesini engellemek için yıllardır çaba sarf ettiklerini, çatışmaların başladığı günden bugüne İran, ABD ve bölge ülkeleriyle temaslar kurduklarını ifade etti. "Silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkündür" diye konuştu.
Ümmet Bilinci ve Birlik Çağrısı
Cumhurbaşkanı, ırk, mezhep, din, dil ve köken ayrımını reddettiklerini vurgulayarak, "Bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam" dedi. Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine dikkat çeken Erdoğan, bu tehlikeli tartışmalara karşı milleti ve bölgedeki tüm kardeşleri dikkatli olmaya çağırdı. "Bütün farklılıklarımıza rağmen yüzlerce yıldır bir arada yaşıyoruz. İnşallah barış içinde yaşamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.