Menü Aksaray Pusula Gazetesi -  Son Dakika Aksaray Haberleri
Tarih: 24.03.2026 10:52
DEHB'nin çocuk ve yetişkin yaşamına etkileri

DEHB'nin çocuk ve yetişkin yaşamına etkileri

Facebook Twitter Linked-in

DEHB Yalnızca Çocuklukla Sınırlı Değil

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Medical Park Ankara Hastanesi'nden Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı.

Belirtiler ve Yanlış İnanışlar

DEHB'nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklense de her zaman bu dönemde fark edilmeyebileceğini ifade etti. DEHB belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını söyleyen Güler, "Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle 'çok hareketli değilse DEHB değildir' düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu.

Akademik ve Sosyal Hayata Etkileri

DEHB'nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir" dedi. Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabileceğini, ancak doğru destekle çocukların her iki alanda da önemli gelişmeler gösterebileceğini ekledi.

Tanı ve Tedavi Süreci

Tanı sürecinin tek bir teste dayanmadığını vurgulayan Güler, "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecinde ilaçların dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik desteğin bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırdığını belirtti. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanmasının daha etkili sonuçlar verdiğini ifade etti.

Ailelere Öneriler ve Güçlü Yönler

Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır" ifadelerini kullandı. DEHB'li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, bu bireylerin ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebileceğini, hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerilerinin sık görülen özellikler arasında olduğunu söyledi.

Toplumdaki Yanlış Bilgiler

Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. 'Sadece çocuklarda görülür' ya da 'ilaçlar çocuğu robotlaştırır' gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB'li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —