Ramazan ayıyla birlikte sosyal medya üzerinden yapılan sahte yardım çağrıları ve çevrim içi dilencilik vakalarının arttığına dikkat çeken uzmanlar, "Allah rızası için" şeklindeki geleneksel dilencilik yönteminin yerini siber dilenciliğe bıraktığını belirtti. Uzmanlar, yardımlaşma duygusunun kötüye kullanılabildiğini, sosyal medyada gerçek dışı hikayeler, sahte belgeler veya çocuk mağduriyeti görüntüleri kullanılarak maddi menfaat sağlanmaya çalışıldığını vurguladı.
Avukat Esra Betül Türkalp, sosyal medya kullanıcılarının ekran arkasındaki anonimlik hissiyle, normalde yüz yüze sergilemeyecekleri davranışları daha kolay gerçekleştirdiklerini, buna 'disinhibisyon etkisi' denildiğini açıkladı. Türkalp, bu durumun kişileri olayın sosyal ve hukuki sonuçlarını küçümsemeye iterek, yanıltıcı ifadelerle para istemeye yöneltebileceğini söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri ve çevre ülkelerde de benzer vakaların rapor edildiği ifade edildi.
Avukat Türkalp, sosyal medyadan gelen para taleplerinde mutlaka kanıt ve doğruluk kontrolü yapılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'de bu tür açık para taleplerinin Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilebileceğini, gerçek dışı hikayelerle menfaat sağlanması halinde ise Türk Ceza Kanunu'na göre dolandırıcılık suçunun oluşabileceğini belirtti. Özellikle bilişim sistemleri kullanıldığında nitelikli dolandırıcılık hükmü kurulabileceği uyarısında bulundu. Vatandaşların resmi bağış platformları dışındaki çağrılara temkinli yaklaşması, direkt para göndermeden önce doğrulama yapması ve şüpheli durumları kolluk kuvvetlerine bildirmesi tavsiye edildi.
Emekli polis memuru ve Adli Bilişim Uzmanı Kemal Ateş, dolandırıcıların yöntemlerini anlattı. Ateş, sorunun ilk olarak 'sağlık yardım kampanyaları' şeklinde karşılarına çıktığını, sosyal medyada gerçeği yansıtmayan çağrılarla vatandaşların iyi niyetlerinin suistimal edildiğini söyledi. Savaş, deprem veya hasta çocuk temalı içeriklerle şahsi IBAN numaralarına para talep edildiğini ifade etti. Diğer yaygın yöntemler arasında resmi kurum ve dernek taklitleri, SMS ve link dolandırıcılığı ile stok görseller kullanılarak yapılan duygu sömürüsü yer alıyor.
Uzman Ateş, vatandaşların alması gereken önlemleri sıraladı. Yardımların yalnızca resmi ve güvenilir kuruluşlar aracılığıyla yapılması, şahsi IBAN numaralarına para gönderilmeden önce mutlaka doğrulama yapılması gerektiğini vurguladı. Sosyal medyadaki kampanyaların resmi web sitelerinin kontrol edilmesini, tanınmayan kişilerden gelen linklere tıklanmamasını önerdi. Şüpheli durumların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne veya en yakın kolluk birimine bildirilmesi gerektiğini belirten Ateş, "Ramazan ayını istismar etmeye çalışanlara karşı en güçlü silahımız dikkat, bilinç ve doğrulamadır" diyerek sözlerini tamamladı.