Lise yıllarında Multiple Skleroz (MS) tanısı konan Ege Ünal, hastanede yattığı dönemde görme kaybı yaşamasına rağmen ders çalışmaktan vazgeçmedi. Bu azmin karşılığını tıp fakültesini kazanarak aldı. Şu an ikinci sınıf öğrencisi olan Ünal, hastalığı sırasında tanıştığı doktor figürlerinin kendisine ilham verdiğini ve motivasyon kaynağı olduğunu belirtiyor.
Ege Ünal, özellikle nöroloji alanında uzmanlaşmak istediğini ifade ediyor. Kendi yaşadığı hastalık üzerinde çalışmanın ve benzer durumdaki insanlara umut olmanın onun için büyük bir ideal olduğunu söylüyor. "Hastalığımla ilgili insanları bilgilendirmek, hatta insanları tedavi edebilmek benim için çok büyük bir gurur kaynağı olur" diyen Ünal, MS'in sanıldığı kadar umutsuz bir hastalık olmadığını anlatmayı hedefliyor.
Ünal, akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal yaşamından da ödün vermiyor. Okulunun müzik grubunda gitar çalıyor ve tedavi gördüğü hastanede konserler veriyor. Bu etkinlikler, onun hastalıkla mücadele sürecinde moral kaynağı olurken, aynı zamanda diğer hastalara da ilham veriyor.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nden Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt, Ege Ünal'ın düzenli kontroller ve uygun tedaviyle normal hayatını sürdürdüğünü aktarıyor. Ünal'ın artık kendi öğrencisi olduğunu öğrendiği an yaşadığı mutluluğu tarif edemeyeceğini söyleyen Kurt, "Artık hasta-hekim ilişkisi bizim için iki meslektaşa dönüşmüştü" diyerek bu özel bağa dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Kurt, MS'in genç yetişkinlerde görülen bir hastalık olduğunu ve erken tanı ile uygun tedavi seçimi sayesinde hastaların normal yaşantılarına devam edebileceğini vurguluyor. Ege Ünal'ın hikayesinin de benzer durumdaki gençler ve aileler için önemli bir motivasyon kaynağı oluşturduğunu ifade ediyor.