Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin belediye başkanları ile düzenlenen iftar programında konuştu. Bahçeli, içinden geçilen dönemin sıradan bir zaman dilimi olmadığını, zamanın akışının hızlandığını ve coğrafyanın dilinin sertleştiğini belirtti. Haritaların arkasındaki kudret terazisinin derin mahfiller tarafından yeniden kurulduğunu ifade etti.
Konuşmasında küresel ve bölgesel sorunlara dikkat çeken Bahçeli, Gazze'deki insanlık dramı, Lübnan'daki kırılma, İran merkezli tırmanan savaş hali, Suriye ve Irak'taki kırılganlık ile Ukrayna-Rusya savaşının etkilerini sıraladı. Bunların, Avrasya'dan Ortadoğu'ya uzanan geniş bir kuşakta güç dengelerinin yeniden tartıldığı büyük bir hesaplaşmanın farklı cepheleri olduğunu vurguladı.
Devlet idaresinde doğruyu bilmenin yetmediğini, doğru zamanda söyleyebilmenin ve doğru tedbiri gecikmeden alabilmenin önemine işaret etti. Bahçeli, "Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir; olup bitecek olanı önceden tartan, ihtimalleri hesaplayan iradedir" dedi. Türkiye'nin öfkeye kapılmayan, hamasetle savrulmayan, aklı ve milli menfaati merkeze alan soğukkanlı bir devlet çizgisine ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Lübnan örneğini veren Bahçeli, "Devlet zayıflarsa coğrafya konuşur, softalık konuşur, mezhep konuşur, silah konuşur, yabancı başkentler konuşur. Devlet ayakta durursa millet nefes alır, sınırlar emniyet bulur" ifadelerini kullandı. İsrail'in Filistin sahasını tasfiye edilmiş bir alan gibi gördüğünü ve güvenlik stratejisini kuzeye doğru genişletme arayışında olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin stratejik istikametinin düzen kuran bir denge siyaseti olduğunu belirten Bahçeli, "Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör haline gelemez" dedi. Türkiye'nin, yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorunda olduğunu ifade etti.
Bahçeli, Türkiye'nin diplomatik ağırlığını tahkim etmesinin yolunun aktif ve kurucu davranmasından geçtiğini söyledi. "Asıl mesele, bu gerilimin ardından kurulacak yeni bölgesel mimaride Türkiye'nin nerede duracağıdır" diyen Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye mazlumlar için vicdan, kendi vatandaşları için emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir."