Takayasu arteriti teşhisi konulan 50 yaşındaki Fatih Oğul, iki yıl boyunca birçok merkezden "tedavisi yok" yanıtını aldı. Hastalığın ilerlemesiyle günlük yaşamında temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanmaya başladı. Ailesiyle birlikte başvurdukları sağlık merkezlerinden sürekli olumsuz yanıtlar alan Oğul ve ailesi, bu süreci oldukça yıpratıcı buldu. Fatih Oğul'un eşi, "İki yıl boyunca sürekli olumsuz şeyler duyduk. Moralimiz çok bozuldu. Umutsuzluğa kapıldığımız zamanlar oldu" diyerek yaşadıkları zorlu dönemi özetledi.
Umudunu kaybetmek üzereyken televizyonda gördüğü bir haber hayatını değiştirdi. Programda Liv Hospital Vadi İstanbul Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Murat Uğurlucan'ın Takayasu arteriti üzerine yaptığı açıklamaları izleyen aile, hemen kendisine ulaşmaya karar verdi. Bu adım, Oğul ve ailesi için yeni bir umut oldu.
Prof. Dr. Murat Uğurlucan, Takayasu arteritinin nadir görülen ancak ciddi sonuçlar doğurabilen bir damar hastalığı olduğunu belirterek, "Bu hastalık büyük damarları etkileyen inflamatuvar bir hastalıktır. Doğru değerlendirme ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir" şeklinde bilgi verdi.
Yapılan değerlendirmeler ve uygulanan tedavi sürecinin ardından Fatih Oğul'un durumunda belirgin bir iyileşme görüldü. Bir süre önce günlük yaşam fonksiyonlarını kullanmakta zorlanan Oğul, şimdi hayatına yeniden daha bağımsız şekilde devam edebiliyor. Kendi sözleriyle yaşadığı değişimi, "Eskiden çok zorlanıyordum. Şimdi yemeğimi kendim yiyebiliyorum. Bu benim için çok büyük bir şey" diyerek anlattı.
Uzmanlara göre, nadir görülen damar hastalıklarında doğru merkeze ve doğru uzmana ulaşmak, hastaların yaşam kalitesini değiştirebilecek kadar önemli. Fatih Oğul'un hikâyesi ise umudunu kaybetmek üzere olan birçok hasta için güçlü bir örnek olarak görülüyor.