Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu, Suriye'de devlet yapılanmasının güçlenmesi, belirsizliklerin ve risklerin azalmasının ihracatı olumlu yönde etkilediğini vurguladı. Kadooğlu, ilişkilerin her geçen gün daha sağlam bir zemine taşındığını ifade etti.
Kadooğlu, Suriye Masası olarak temasları sistematik biçimde artırdıklarını belirtti. Sınır ticaretindeki operasyonel belirsizliklerin azalması ve lojistik akışların düzenlenmesiyle ortaya çıkan fırsatı, kurumsal diyalogla desteklediklerini söyledi. Bu yaklaşımın somut bir çıktısı olarak Halep'te Türk ve Suriyeli firmalar arasında imzalanan iş birliği protokolünü örnek gösterdi ve bu anlaşmanın Suriye'nin yeniden imarına yönelik güçlü bir ilk adım olduğunu kaydetti.
TİM Suriye Masası'nın 2026 yılında da odağının, ticareti daha kurumsal, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir zeminde büyütmek olacağını açıklayan Kadooğlu, sahadan gelen ihtiyaçları kamu otoriteleriyle eş zamanlı ele alan mekanizmaları canlı tutacaklarını dile getirdi. Mal ticaretinin yanında ortak yatırım ve uzun vadeli proje modellerinin güçlenmesine öncelik vereceklerini sözlerine ekledi.
Celal Kadooğlu, Suriye'de yeni dönemle birlikte daha öngörülebilir bir kamu düzeni ve düzenli lojistik akış sağlandığına dikkat çekti. Bu unsurların ticareti sadece hacim olarak değil, nitelik olarak da değiştirdiğini vurguladı. Türkiye'nin Suriye'ye ihracatının 2025'te yüzde 70'e yakın artışla 2,6 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Kadooğlu, bu pazarın artık sadece sınır illerinin değil, İstanbul ve Ankara gibi merkezlerin de ilgisini çektiğini belirtti.
İstikrar ve karşılıklı güvenin güçlenmesiyle ticaretin sağlamlaştığını ancak iş dünyasının riskleri yakından izlemeye devam ettiğini söyleyen Kadooğlu, en çok sınır ticaretindeki operasyonel süreçler, lojistik akışın sürekliliği ve uygulamaların öngörülebilirliği konularının gündemde olduğunu aktardı. Sahadan gelen ihtiyaçları kamu otoriteleriyle ele alıp çözüm üretme refleksini canlı tutmaya odaklandıklarını ifade etti.
Suriye'de altyapı, şehirleşme, enerji ve gıda güvenliği alanlarında ciddi bir yeniden yapılanma ihtiyacı olduğunu belirten Kadooğlu, Türk firmalarının bu alanlarda esnek tedarik gücü, uygun maliyet yapısı ve bölgeyi tanıyan kültürleriyle doğal bir üstünlük taşıdığını kaydetti. Özellikle inşaat ve müteahhitlik sektöründe dünya çapında deneyime sahip Türk firmalarının yeniden imarda belirleyici rol üstlenebileceğini öngördüklerini söyledi.
Güneydoğu Anadolu'nun hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatının 2025'te 3,6 milyar dolar olduğunu açıklayan Kadooğlu, sektörün Suriye'ye ihracatının 700 milyon dolar ile ilk sırada yer aldığını, bölgenin Suriye'ye hububat ihracatının ise 400,9 milyon dolar olduğunu belirtti. İstikrarın güçlenmesiyle bu yıl Suriye'ye hububat ihracatının 500 milyon doları geçmesini umut ettiklerini ifade etti.
Yaklaşan Ramazan Bayramı'nı kutlayan Celal Kadooğlu, bayramların sevgi, kardeşlik ve barış demek olduğunu vurguladı. Ancak İslam dünyasının bayramı Ortadoğu'nun ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda karşılamaya hazırlandığını ifade eden Kadooğlu, silahların susması ve diplomasinin devreye girmesi temennisinde bulundu. Tüm İslam aleminin bayramını kutlayarak, bayramın dünyaya barış getirmesini diledi.