14765,59%0,37
43,04% 0,02
50,23% -0,08
6163,18% 0,07
10070,24% -0,93
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, odanın aralık ayı meclis toplantısında 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ardıç, 2026 yılı için net 28 bin 75 lira olarak belirlenen asgari ücret artışının çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını diledi.
Ardıç, enflasyonla mücadele politikalarının kararlılıkla uygulanması ve fiyat istikrarının sağlanmasıyla tüm çalışanların alım gücünün kalıcı biçimde artmasını ve refah artışının sürdürülebilir hale gelmesini umduğunu ifade etti.
Küresel ekonomide yaşanan büyük dönüşüme dikkat çeken Ardıç, ticaretin jeopolitik bloklar etrafında kümelendiği bir dönemin içinde olduğumuzu belirtti. Bu eğilimin artık literatürde 'jeoekonomik parçalanma' olarak adlandırıldığını söyleyen Ardıç, ABD, Çin ve Avrupa Birliği'nin politikalarının teknoloji gücü ve bağımlılık riskleri üzerine kurulduğunu vurguladı.
Ardıç, Çin'in küresel üretimdeki hakimiyetinin belirginleştiğini, dış ticaret fazlasının 1,2 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaştığını kaydetti. Çin'in önlenemeyen yükselişine karşı AB'nin de 'Made in Europe' gibi düzenlemelerle sanayi politikalarını güvenlik çerçevesinde yeniden ele aldığını ifade etti.
Türkiye'nin dış ticaretinin yarısına yakınını AB ile yaptığını hatırlatan Ardıç, AB'nin yerli sanayiyi destekleme programından en çok etkilenecek ülkelerden birinin Türkiye olacağını belirtti. Kasım itibarıyla yüzde 31'e gerileyen enflasyona değinen Ardıç, dezenflasyon sürecinde hızın ve kalıcılığın kritik olduğunu söyledi.
Ortalama yüzde 60'ın üzerinde seyreden ticari kredi faizlerinin, politika faiziyle uyumlu ilerlemediğini vurgulayan Ardıç, bu durumun sanayicinin finansmana erişimini daralttığını ve üretim gücünü zayıflattığını dile getirdi.
Son 30 yılda sanayinin GSYİH içindeki payının yüzde 31'den yüzde 20'ye düştüğüne dikkat çeken Ardıç, hizmetler sektöründeki büyümenin niteliğinin önemli olduğunu vurguladı. Ardıç, "Sanayisizleşerek sağlıklı büyüyemeyiz, tabana yayılmış bir şekilde zenginleşemeyiz. Gerçek büyüme, üretimden gelen büyümedir." diyerek kalıcı refahın tarımda verimlilik, sanayide teknoloji ve nitelikli hizmetlerle mümkün olduğunun altını çizdi.