16651,45%-0,07
43,49% 0,04
51,55% -0,04
6269,85% -7,57
11627,67% 0,00
İran dini lideri Ali Hamaney, başkent Tahran'da İslam Devrimi'nin 47'nci yıl dönümünde yaptığı konuşmada, ABD'nin İran'a yönelik tehditlerini değerlendirdi. Hamaney, ABD'nin savaş söylemlerini gündeme getirmesinin yeni bir durum olmadığını belirterek, "ABD'liler geçmişte de sık sık tehditkar açıklamalar yaparak 'tüm seçenekler masada' ifadesini kullanıyordu ve buna savaş seçeneği de dahildi" dedi.
Hamaney, ABD Başkanı Donald Trump'ı kastederek, "Şimdi de bu kişi sürekli olarak bölgeye uçak gemisi getirdiklerini ve benzeri iddiaları dile getiriyor" ifadelerini kullandı.
İran halkının tehditlerle korkutulamayacağını vurgulayan Hamaney, "Biz savaş başlatan taraf değiliz ve kimseye zulmetmek ya da herhangi bir ülkeye saldırmak istemiyoruz. Ancak İran halkı, kendisine saldıran ya da baskı uygulayanlara karşı sert ve güçlü bir karşılık verecektir. Ancak ABD'liler eğer bir savaş başlatırlarsa, bu savaşın bölgesel bir savaş olacağını bilmelidir" şeklinde konuştu.
ABD ile İran arasındaki yaklaşık 40 yıllık sorunun kökenine değinen Hamaney, meseleyi iki kelimede özetledi: "ABD, İran'ı yutmak istiyor ve buna İran'ın onurlu milleti ve İslam Cumhuriyeti engel oluyor." Bir benzetme yapan Hamaney, "Hani derler ya, 'kız istemeye gittim, her şey tamam ve mesele iki kelimeye kaldı. Biz kızınızı istiyoruz derken, karşı taraf haddiniz değil diyor.' Bugün İran milleti de karşı tarafa haddiniz değil demiştir" dedi.
Hamaney, İran'ın petrol, gaz, zengin madenleri ve coğrafi konumu nedeniyle açgözlü güçlerin hedefi olduğunu söyledi. "Amaçları, geçmişte olduğu gibi bu ülke üzerinde yeniden hakimiyet kurmaktır" diye ekledi.
Yaklaşık 30 yıl boyunca ABD'lilerin İran'da ülkenin tüm imkanlarını kontrol ettiğini hatırlatan Hamaney, "Kaynaklar, petrol, siyaset, güvenlik ve dış ilişkiler onların elindeydi. Otuz yıl boyunca istedikleri gibi davrandılar. Sonra elleri kesildi. Bugün yeniden geri dönmek, Pehlevi dönemindeki düzeni kurmak istiyorlar" ifadelerini kullandı.
Hamaney, düşmanlığın kaynağının bu olduğunu ve insan hakları gibi söylemlerin yalnızca bahane olduğunu belirtti. "İran ise kararlılıkla ayakta durmuş ve bundan sonra da durmaya devam edecektir. Bu duruş, karşı tarafı sinsi girişimlerinden ve rahatsız edici tutumlarından vazgeçirecektir" diyerek sözlerini tamamladı.