14915,65%1,02
43,12% 0,21
50,20% -0,08
6245,46% 0,83
10147,72% 0,77
İzmir’de yaşayan 76 yaşındaki ayakkabı ustası Harun Yüksektepe, 16 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini tam 60 yıldır sürdürüyor. Gelişen teknolojiye ve hızlı tüketim kültürüne rağmen tezgahının başından ayrılmayan usta, unutulmaya yüz tutmuş bu zanaatın son temsilcileri arasında yer alıyor.
Modern makineler yerine deriyle bütünleşmiş el aletleri, kösele ve çekiç kullanarak çalışan Yüksektepe, "at-al" kültürünün yaygınlaştığı günümüzde ayakkabıları tamir ederek yeniden kullanıma kazandırıyor. Fabrikasyon üretime karşı el emeğiyle direniyor.
Mesleğini 60 yıldır aynı heyecanla sürdürdüğünü belirten Harun Yüksektepe, dükkanının kendisi için sadece bir iş yeri değil, bir hafıza olduğunu ifade etti. "Eskiden ayakkabı kıymetliydi, insan emeği kutsaldı" diyen Yüksektepe, "Biz sadece deri dikmiyoruz, biz hatıraları yaşatıyoruz" dedi.
Fabrikasyon üretimin yaygınlaşması, malzeme maliyetlerinin artması ve yeni neslin bedensel emek gerektiren işlere ilgi göstermemesi nedeniyle çırak bulmakta zorlandıklarını belirten Yüksektepe, mesleğin geleceği konusundaki endişelerini dile getirdi. Ucuz ve kalitesiz malzemelerden üretilen ayakkabıların tamir edilmek yerine yenisiyle değiştirilmesinin zanaatı olumsuz etkilediğini vurguladı.
Mesleğin son demlerinde olduklarını ifade eden Yüksektepe, "Bu eller 60 yıl boyunca helal lokma kazandı. Yoruldum mu? Evet. Ama o ayakkabı bittiğinde sahibinin yüzündeki memnuniyeti görmek, tüm yorgunluğumu alıyor" diye konuştu. Usta, en büyük korkusunu ise şu sözlerle aktardı: "Tek korkum, benden sonra bu çekicin sesinin susması."