15733,34%-0,11
43,98% 0,06
51,05% -0,10
7306,25% 1,43
11877,88% 0,25
EPTALEX hukuk şirketinin Yönetici Ortağı Av. Dr. Umut Metin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın hukuki etkileri ve bölgede faaliyet gösteren şirketlerin durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Metin, şirket olarak Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Lübnan'da aktif şekilde çalışmaya devam ettiklerini belirtti. Ancak, özellikle Dubai ve Abu Dabi'de yatırımı bulunan Türk iş insanlarının yatırım güvenliği ve ödeme taahhütleri konusunda ciddi tereddütler yaşadığını gözlemlediklerini ifade etti.
Metin, "Savaşın ve şiddetin yaşandığı bir bölgede uygulanan sözleşmelerin, ister yerel ister uluslararası ticari sözleşmeler olsun, savaştan etkilenmediğini söylemek mümkün değildir" dedi. Savaş varken şirketlerden sözleşmeye aynen uymalarını beklemenin adil olmadığını, hayat değişirken hukukun bu değişimi görmezden gelemeyeceğini vurguladı.
Türk Borçlar Hukuku'nda "mücbir sebep" tanımının olmadığını, bunun karşılığının 'ifa imkânsızlığı' veya 'ifa zorluğu' olduğunu belirten Metin, tarafların kontrolü dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve engellenemeyen olayların mücbir sebep sayılabileceğini açıkladı. Sadece savaşın değil, deprem gibi olayların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini söyledi.
Metin, savaş nedeniyle yükümlülüğün yerine getirilememesi halinde, bu durumun gecikmeksizin karşı tarafa bildirilmesi gerektiğini hatırlattı. Mücbir sebep bildiriminin noter aracılığıyla yapılmasının şart olmadığını, sözleşmede belirlenen usule uyulması gerektiğini ifade etti. Günümüzde çoğu ticari sözleşmede e-posta ile bildirimin yeterli görüldüğünü ekledi.
Burada belirleyici olanın savaşın varlığı değil, sözleşmedeki taahhüdün yerine getirilmesine engel teşkil eden etkisi olduğunu vurgulayan Metin, "Eğer savaşın sözleşmeye olumsuz bir etkisi yoksa, yalnızca savaşın varlığına dayanarak yükümlülükten kaçınılamaz" dedi. Ancak savaşın fiyatlarda aşırı artışlara yol açması halinde, savaş bölgesinde faaliyet göstermeyen bir şirketin dahi mücbir sebep savunmasına başvurabileceğini belirtti.
Metin, "Bir sözleşmede 'savaş mücbir sebep sayılmaz' yazılı olsa bile, mücbir sebep gündeme gelebilir" diyerek sözleşmelerin kanunun üzerinde olmadığını hatırlattı. Fiilen imkânsız hale gelen bir yükümlülük için tarafı mutlak biçimde sözleşmeye bağlı tutmanın her zaman mümkün olmayabileceğini, bu durumda mahkeme kararının önem kazandığını ifade etti.
Körfez'de, özellikle Dubai'de gayrimenkul yatırımı bulunan Türkler için mücbir sebep ihtimalinin gündeme gelebileceğini söyleyen Metin, 'Off plan' sisteminde ödeme yükümlülüğü altına giren yatırımcılara seslendi. Savaş nedeniyle gelir akışında aksama yaşanması halinde, mücbir sebep ileri sürülmesi, ödemelerin ötelenmesi veya sözleşmeden dönülmesi ihtimallerinin değerlendirilebileceğini belirtti. Metin, savaş süresi boyunca bu durumun inşaat şirketlerine bildirilmesinin, ileride doğabilecek hukuki ihtilaflarda yatırımcıyı koruyucu bir adım olabileceğini vurguladı.