16021,18%2,69
44,05% 0,03
51,35% 0,11
7337,93% 0,86
11852,94% 0,79
Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye'de 10 milyon kişinin böbrek hastalığı riski altında olduğunu açıkladı. Dünya Böbrek Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türkmen, kronik böbrek hastalığının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek organ bağışı ve erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Paylaşılan verilere göre, Türkiye'de kronik böbrek hastalığı görülme sıklığı yüzde 16 seviyesine ulaştı. Bu oran, yaklaşık 10 milyon kişinin böbrek yetersizliği riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Hastalığın sinsi ve ilerleyici yapısına dikkat çeken Türkmen, erken tanının süreci durdurabileceğini veya yavaşlatabileceğini ifade etti. Düzenli sağlık kontrolünün önemini vurgulayan Türkmen, hastalık son evreye ulaştığında diyaliz veya organ naklinin hayati seçenekler olduğunu söyledi.
Her yıl yaklaşık 13 bin yeni hastanın diyaliz sistemine dahil olduğunu belirten Türkmen, Türkiye'de yıllık organ nakli sayısının ise yaklaşık 3 bin 500 seviyesinde kaldığını ifade etti. Organ naklinin, hastalara daha yüksek yaşam kalitesi sunduğunu ve yaşam süresini diyalize göre anlamlı şekilde uzattığını dile getirdi.
Türkiye'nin organ nakli cerrahisinde başarılı olduğunu ancak bağış oranlarının istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Türkmen, Batı ülkelerinde nakillerin yüzde 90'ının kadavradan gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye'de ise bu oranın tam tersi olduğunu ve nakillerin yüzde 90'ının canlı donörlerden yapıldığını belirtti. Milyon nüfus başına düşen kadavra bağış sayısının Türkiye'de 5 civarında olduğunu, bu rakamın ABD ve İspanya gibi ülkelerde 50 seviyelerinde olduğunu açıkladı.
Donör sıkıntısının aşılması için çapraz nakil sisteminin önemine dikkat çeken Türkmen, doku veya kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamayan ailelerin ulusal bir havuzda toplanmasının nakil sayılarını en az yüzde 10 artırabileceğini söyledi. Yeni yönetmeliklerle beyin ölümü tespit edilen vakalarda aileye haber verme sürecinin kolaylaştırılmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.
Organ naklinin yalnızca bir tedavi yöntemi olmadığını, aynı zamanda yeni bir hayat anlamına geldiğini belirten Türkmen, diyaliz aşamasındaki kadın hastaların anne olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu söyledi. Başarılı bir böbrek nakli sonrası ise birçok hastanın sağlığına kavuşarak bebek sahibi olabildiğini ifade eden Türkmen, kliniklerinde nakil sonrası anne olan yaklaşık 200 hastanın bulunduğunu belirtti.
Prof. Dr. Aydın Türkmen, erken tanı, organ bağışı bilincinin artırılması, nakil sonrası düzenli takip ve merkezlerin sağ kalım oranlarına göre denetlenmesinin Türkiye'nin böbrek sağlığı politikası açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.