17117,52%1,68
43,82% 0,01
51,84% 0,34
7251,33% 0,96
11844,53% 0,00
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, İngiltere’deki Leeds Üniversitesi ile yürüttükleri uydu radar çalışmaları sonucunda Van’ın doğusunda büyük bir sismik hareketlilik tespit ettiklerini açıkladı. Kutoğlu, 250 kilometre uzunluğundaki fay sisteminin homojen bir gerginlik taşıdığını ve 6 Şubat Hatay depremlerine benzer yıkıcı bir sarsıntı üretebileceğini ifade etti.
Türkiye’nin jeolojik yapısı itibarıyla aktif bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kutoğlu, bilinen 500’den fazla fayın yanı sıra henüz keşfedilmemiş kırıklar bulunduğunu belirtti. Leeds Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttükleri projede, radar interferometri adı verilen uydu radar tekniği sayesinde Türkiye genelindeki yer kabuğu hareketlerini anlık olarak izlediklerini dile getirdi. Elde edilen veriler ışığında oluşturulan sismik gerginlik haritalarında, yıllık bazda en yüksek stres birikiminin Van’ın hemen doğusunda kalan hatta yaşandığı vurgulandı.
İnceleme yapılan bölgede Çaldıran Fayı da dahil çok sayıda fay hattı bulunduğunu söyleyen Kutoğlu, bu fayın 1647 ve 1976 yıllarında kırıldığını ve geçmişte 7.3 büyüklüğünde sarsıntılar ürettiğini hatırlattı. Hattın güneyindeki Van bölgesinde ise 1881 ve 2011 yıllarında yıkıcı depremler meydana geldi. Ancak, çıkarılan haritalardaki homojen kırmızı bölgeler, yıllar geçtikçe katlanarak artan bir sismik stresi işaret ediyor. Kutoğlu, Çaldıran fayının kırılmasına rağmen, o bölgede hiçbir büyük deprem kaydı bulunmayan 250 kilometre uzunluğunda devasa bir alan bulunduğuna dikkat çekti.
Haritadaki 250 kilometrelik alanın baştan aşağı homojen bir kırmızı renge sahip olması, tüm fay sisteminin birbiriyle bağlantılı çalıştığını gösteriyor. Prof. Dr. Kutoğlu, bu durumun korkutucu bir ihtimali akla getirdiğini belirterek, "Bu 6 Şubat 2023’te Hatay’da görmüş olduğumuz gibi 250 kilometrenin aynı anda çalışması da ihtimal dahilinde bir durum" uyarısında bulundu. Haritanın bölgenin eşit oranda gerildiğini ve homojen bir gerginlik olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Nüfusun büyük bölümü batıda yaşadığı için sürekli batıdaki faaliyetlerin konuşulduğunu, ancak Türkiye genelinde yapılan çalışmaların bu bölgenin en fazla gerilim biriken bölgelerden biri olduğunu gösterdiğini vurgulayan Kutoğlu, bu bölgeye dikkat edilmesi ve gereken tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi. 2011 yılında Van’da yaşanan depremin her şeyin bittiği anlamına gelmediğini de ekleyen Kutoğlu, "2011’de deprem olan yer sadece bu küçük bölgeydi. Ama gördüğünüz gibi burada çok daha büyük bir sistem çalışmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.